
Bir İmece Hikâyesi: Kuzguncuk’ta Bir Anaokulu
Kuzguncuk’un tarih kokan sokaklarında yürürken, Bamyacı Sokak’ta küçük bir kapıdan içeri girdiğinizde sizi bambaşka bir dünya karşılar. Ahşap dokular, çocuk sesleri, mevsim masası, oyun hamurunun ve taze pişmiş ekmeğin kokusu… İşte burası Kuzguncuk İmece Anaokulu.
2011 yılında “bir araya gelerek çocuklarımız için başka bir öğrenme yolu mümkün” diyen bir grup veli ve eğitimcinin imeceyle başlattığı bu yolculuk, yıllar içinde bir okula dönüştü. Bu okul, sadece duvarları olan bir bina değil; paylaşımın, doğallığın, ritmin, oyunun ve sevginin yaşadığı canlı bir alan.
Waldorf pedagojisinin temelini oluşturduğu bu ortamda çocuklar çiçek olup oturmak zorunda bırakılmıyor; çamurla oynuyor, hamur yoğuruyor, sebze doğruyor, hikâyeler dinliyor, doğayı gözlemliyor. Her biri kendi ritminde büyüyor, öğreniyor, gelişiyor. Burada hiçbir şey aceleye gelmiyor; çocukluk, olması gerektiği gibi yaşanıyor.
İmece Anaokulu’nu özel kılan en önemli şey belki de bu: Her bireyin, her anın, her dokunuşun değerli olduğu bir topluluk duygusu. Sadece çocuklar değil, veliler, öğretmenler, mutfak gönüllüleri ve dostlar da bu hikâyenin bir parçası.
Bu blogda, imece kültürünü, Waldorf yaklaşımını, okuldan haberleri ve çocukluk üzerine düşündüklerimizi paylaşacağız. Belki siz de bu yolculuğun bir parçası olmak istersiniz.
Hoş geldiniz.
Birlikte büyümeye…
Karma Yaş Grubu: Büyükler Öğretir, Küçükler İlham Verir
Sabah çemberi başlamak üzeredir. Sınıfın içinde 3 yaşında minik ayak sesleri ile 6 yaşındaki daha uzun adımların ritmi bir arada yankılanır. Biri heyecanla şarkıyı bekler, diğeri küçük arkadaşının sandalyesini düzeltir. O an sınıfın içinde sessiz bir uyum vardır; tıpkı bir evde kardeşlerin aynı sofraya oturması gibi. Kuzguncuk İmece Anaokulu’nda karma yaş grupları, rastlantı değil; Waldorf…
Ahşap ve Keçe: Çocuğun Ellerinde Hayat Bulan Hikâyeler
Sınıfta sessiz bir köşe. Güneş, ahşap bir bloğun kenarına vuruyor. Minik bir el, eline aldığı keçeyi avuçlarının içinde yuvarlıyor. O an hiçbir yetişkin müdahale etmiyor. Çünkü o küçük ellerin kendi hikâyesini kurduğunu biliyoruz. Bir ahşap parçası, ilk anda yalnızca sade, sıradan bir nesne gibi görünür. Ama çocuğun elinde… O parça bir eve, bir köprüye, bir…
Masal Zamanı: Hikâyelerin Çocuk Dünyasındaki Sihirli Yolculuğu
Sabah ışığı sınıfın camından süzülürken, minik bir çocuk sessizce kalın bir kitap kapağını aralar. Sayfalar yenilirken havada bir beklenti yükselir; kelimeler, mistik seslerle kulakları okşar. Gözleri parıldar; çünkü o an masal, çocuğun gerçek dünyasını yeni anlamlarla dokur. Masallar, yalnızca eskilerin anlattığı hikâyeler değildir. Onlar çocukların iç dünyasını şekillendiren, duygularına tercüman olan, hayal gücünü açan birer…
Kardeş Yaş Grubu: Büyükler Öğretir, Küçükler İlham Verir
Sabah güneşi sınıfın penceresinden içeri süzülürken, biri ip atlıyor, diğeri elindeki yün parçasını dikkatle sarıyor. Köşede oturan küçük bir çocuk, büyük arkadaşının nasıl ipi düğümlediğini izliyor. Birazdan yanına gidip “ben de yapabilir miyim?” diye soracak. Ve büyük çocuk, gülümseyerek elindekini uzatacak. İşte öğrenme tam o anda gerçekleşecek. Kuzguncuk İmece Anaokulu’nda farklı yaşların bir arada olduğu…
Ahşap ve Keçe: Doğal Materyallerle Oyun ve İnce Motor Beceriler
Bir çocuk eline bir parça ahşap alır. O an sadece bir tahta parçası gibi görünür ama onun gözünde bazen bir araba, bazen de bir köprüdür. Yanındaki keçe parçası ise bir anda battaniyeye, sonra da bir deniz dalgasına dönüşür. Çocukların ellerinde her nesne yeni bir anlam kazanır. Kuzguncuk İmece Anaokulu’nda biz, çocukların bu yaratıcı dönüşümlerine şahit…
Oryantasyon Rehberi: Ayrılık Kaygısını Nazikçe Dönüştürmek
Sabah bahçenin kapısı açılır. Minik eller, anne ya da babasının avucuna sıkıca sarılmıştır. Çocuk için yeni bir dünyanın eşiğindedir: sınıfın kokusu, oyun köşeleri, öğretmenin gülümseyen gözleri… Hepsi merak uyandırıcıdır ama aynı zamanda yabancıdır. O yüzden gözlerinden birkaç damla yaş süzülmesi, içten içe “ya beni burada unuturlarsa” diye korkması çok doğaldır. Kuzguncuk İmece Anaokulu’nda biz bu…