Sabah güneşi sınıfın penceresinden içeri süzülürken, biri ip atlıyor, diğeri elindeki yün parçasını dikkatle sarıyor. Köşede oturan küçük bir çocuk, büyük arkadaşının nasıl ipi düğümlediğini izliyor. Birazdan yanına gidip “ben de yapabilir miyim?” diye soracak. Ve büyük çocuk, gülümseyerek elindekini uzatacak. İşte öğrenme tam o anda gerçekleşecek.
Kuzguncuk İmece Anaokulu’nda farklı yaşların bir arada olduğu ortamlar, çocukların birbirinden öğrenmesini mümkün kılar. Büyük çocuklar sabırlı olmayı, sorumluluk almayı ve paylaşmayı öğrenirken; küçükler, onlardan ilham alır, yeni beceriler kazanır. Bu doğal etkileşim, hem güven hem de topluluk duygusunun temellerini oluşturur.
Waldorf pedagojisinde kardeş yaş grupları, rekabetin değil imecenin gücünü taşır. Her çocuk kendi gelişim hızında ilerler; kimse önde ya da geride değildir. Büyük çocuk küçük olana yardım ederken, aslında kendi içindeki sabrı ve şefkati büyütür. Küçük çocuk ise büyüklerden gördüğü güvenle kendi cesaretini keşfeder.
Oyun, burada her yaştan çocuk için ortak bir dildir. Biri kule yaparken diğeri masal anlatır; biri koşarken diğeri boyar. Her biri farklı ama uyum içindedir. Bu uyum, topluluk olmanın en saf hâlidir.
🌸 Kuzguncuk İmece Anaokulu’nda çocuklar birlikte büyür, birlikte öğrenir. Çünkü biz inanıyoruz ki, büyükler öğretir; küçükler ilham verir.
Yorum bırakın