Oryantasyon Rehberi: Ayrılık Kaygısını Nazikçe Dönüştürmek

By

Sabah bahçenin kapısı açılır. Minik eller, anne ya da babasının avucuna sıkıca sarılmıştır. Çocuk için yeni bir dünyanın eşiğindedir: sınıfın kokusu, oyun köşeleri, öğretmenin gülümseyen gözleri… Hepsi merak uyandırıcıdır ama aynı zamanda yabancıdır. O yüzden gözlerinden birkaç damla yaş süzülmesi, içten içe “ya beni burada unuturlarsa” diye korkması çok doğaldır.

Kuzguncuk İmece Anaokulu’nda biz bu gözyaşlarını doğal karşılarız. Çünkü biliriz ki ağlamak, çocuğun duygusunu anlatma yoludur. Susturmaya çalışmak yerine, ona anlayışla yaklaşırız: “Seni anlıyorum, biraz üzgünsün. Ama bak, öğretmenin yanında güvendesin.” deriz. İşte bu kabul, kaygının yerini yavaş yavaş güvene bırakır.

Oryantasyon süreci bizde bir yarış değildir. İlk gün kısa bir süre kalmak, ertesi gün biraz daha uzun süre okulda bulunmak çocuğun kendi ritmine saygı duymaktır. Bahçede arkadaşlarını izlerken, sınıfta öğretmeniyle göz göze gelirken, o güvenli bağ kurulur. Anne ve babanın kısa, net ama sevgi dolu vedası da bu bağın köprüsüdür.

Ve bir gün gelir, çocuk sınıfa el sallayarak girer. Ayrılık kaygısı, sevgi ve sabırla dönüşür; yerini meraka, oyuna ve yeni keşiflere bırakır.

Kuzguncuk İmece Anaokulu’nda oryantasyon, sadece okula uyum değil, çocuğun kendi köklerini sağlamlaştırdığı bir yolculuktur.

Posted In ,

Yorum bırakın