“Burada çamura izin var mı?” diye sordu Ayşe, ilk kez Kuzguncuk İmece Anaokulu’nun kapısından içeri adım atarken. O, klasik bir sınıf bekliyordu; ama karşısında ahşap dokular, açık uçlu oyuncaklar, mevsim masası ve sıcacık bir gülümseme vardı.
Ayşe’nin ailesi, oyun temelli, doğa temelli, ve çocuk odaklı bir anaokulu ararken Waldorf pedagojisiyle çalışan alternatif bir anaokulunu keşfetmişti. Karşılarında ise tam da istedikleri gibi bir yer vardı: İmece ruhuyla kurulmuş, çocuğun bireysel ritmine saygı duyan, karma yaş gruplarıyla çalışan, doğaya ve topluluğa bağlı bir okul.
Ayşe burada öğrenmeye zorlanmıyor, kendiliğinden öğreniyor. Bahçede çıplak ayakla koşuyor, sabah halkasında dostlarının gözlerinin içine bakarak gününü başlatıyor. Ahşap oyuncaklarla oyun kuruyor, keçe işliyor, toprağa dokunuyor. Hiç fark etmeden matematik, sanat, biyoloji ve yaşamı aynı anda deneyimliyor.
Kuzguncuk’ta güvenli, sıcak ve çocuk merkezli bir anaokulu arayan her aile için İmece, sadece bir okul değil; bir yolculuk, bir topluluk, bir nefes oluyor.
Belki sizin çocuğunuzun sorusu da “Burada çamura izin var mı?” olur. Ve cevap her zaman “Evet, hem de bolca!”
Yorum bırakın